top of page
Search

Çekişmeli Boşanma Davaları: Sebepler, Süreç ve Hukuki Sonuçlar

  • Torun&Can Avukatlık
  • Jan 22
  • 3 min read

Çekişmeli boşanma davaları, tarafların boşanma konusunda veya boşanmanın ferileri olan velayet, nafaka ve tazminat gibi konularda anlaşmaya varamadıkları durumlarda gündeme gelen hukuki bir süreçtir. Türk Medeni Kanunu çerçevesinde şekillenen bu davalarda, kusur tespiti, delillerin sunumu ve yargılama usulleri davanın seyrini belirleyen en önemli unsurlardır. Bu yazımızda, Yargıtay içtihatları ışığında çekişmeli boşanma davalarının temel dinamiklerini ele alacağız.


1. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması

Çekişmeli boşanma davalarının en sık dayandığı hukuksal zemin, Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; eşler arasında ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede bir geçimsizlik söz konusu olduğunda, "4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin birinci fıkrası gereğince" boşanmaya karar verilebilmektedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - 2023/5394).


Bu kapsamda, eşlerin birbirine karşı psikolojik baskı uygulaması, hakaret etmesi veya fiziksel şiddet uygulaması evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylar olarak kabul edilmektedir. Örneğin, bir Yargıtay kararında davalının "küfür ve hakaret eden, fotoğraflarını uygunsuz sitelere atacağını söyleyen, dudağını patlatmak suretiyle darp eden" davranışları ağır kusur olarak nitelendirilmiş ve boşanma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - 2024/63).


2. Boşanmada Kusur Tespiti ve Önemi

Çekişmeli boşanma davalarında hakimin vereceği kararı doğrudan etkileyen en kritik unsur "kusur"dur. Tarafların birbirlerine atfettikleri kusurlu davranışların ispatlanması, tazminat ve nafaka taleplerinin kaderini belirler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranan eşin "güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu" gerekçesiyle tam kusurlu sayılabileceğini vurgulamıştır (Yargıtay HGK - 2020/727).


Kusur belirlemesinde mahkemeler; "tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere" göre detaylı bir inceleme yapmaktadır. Örneğin, bir eşin diğerine sürekli alkol kullanarak fiziksel şiddet uygulaması veya "davalı karşı davacı erkeğin davacı karşı davalı kadına küfür ve hakaret ettiği, elinden parasını alıp alkole yatırdığı" gibi durumlar tam kusur sebebi sayılabilmektedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - 2022/9308).


3. İspat Yükü ve Deliller

Çekişmeli boşanmada iddia edilen vakıaların somut delillerle kanıtlanması şarttır. Mahkemeler, tanık beyanlarının yanı sıra, hukuka uygun elde edilmiş dijital kayıtları da delil olarak değerlendirebilmektedir. Yargıtay kararlarında, "whatsapp yazışmaları" ve mesaj kayıtlarının, "mesaj kayıtlarının dava tarihinden önce gerçekleştiğinin anlaşılmasına" bağlı olarak hükme esas alınabileceği belirtilmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - 2024/63).

Ayrıca zina gibi özel boşanma sebeplerinde, "ortak ikametgaha temizliğe gelen kadın ile davalının cinsel birliktelik yaşadığı" gibi durumların tanık ve diğer yan delillerle desteklenmesi halinde boşanma kararı verilebilmektedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - 2023/5161).


4. Dava Sürecinde Sadakat Yükümlülüğü

Hukuki süreçte sıkça yanılgıya düşülen bir konu da dava devam ederken sadakat yükümlülüğünün sona erip ermediğidir. Yargıtay, "sadakat yükümlülüğü" (TMK. md. 185/3) boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar devam eder" ilkesini benimsemektedir. Dolayısıyla, dava açıldıktan sonra gerçekleşen sadakatsiz eylemler, usulüne uygun şekilde ileri sürüldüğünde "davayı etkileyen önemli bir hadise olduğu kabul edilerek üzerinde durulması" gereken bir husustur (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - 2012/7026).


5. Maddi ve Manevi Tazminat ile Nafaka

Boşanma neticesinde, kusursuz veya daha az kusurlu olan taraf lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilebilir. Tazminat miktarları belirlenirken "tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur dereceleri, fiili evlilik süresi, kadının kişilik haklarına yapılan saldırının niteliği ve ağırlığı" dikkate alınmaktadır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - 2022/9308).


Benzer şekilde yoksulluk nafakası ve çocuklar için iştirak nafakası da tarafların ekonomik gücüne göre belirlenir. Mahkemeler, değişen ekonomik koşullara göre nafaka miktarlarını artırma yoluna gidebilmekte, "tedbir nafakasını 'aylık 2.500 TL'ye yükseltilerek', toptan yoksulluk nafakası olarak '100.000 TL'" gibi güncel rakamlara hükmedebilmektedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - 2024/63).


6. Velayet Düzenlemesi

Çocukların velayeti konusunda mahkemelerin temel kriteri "çocuğun üstün yararı"dır. Karar verilirken "çocuğun yaşı, ihtiyaçları ve sosyal inceleme raporu" gibi objektif veriler esas alınır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - 2023/5394). Çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki gelişimi gözetilerek velayet anne veya babaya verilebilir.


7. Anlaşmalı Boşanmadan Çekişmeliye Dönüş

Dava anlaşmalı olarak açılmış olsa bile, taraflardan biri karar kesinleşinceye kadar iradesini değiştirebilir. Yargıtay'a göre; "Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki... irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır." Bu durumda dava, çekişmeli boşanma davası olarak görülmeye devam eder (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - 2023/6501).


Sonuç

Çekişmeli boşanma davaları, kusur oranlarının belirlenmesinden tazminat hesaplamalarına kadar teknik hukuk bilgisi gerektiren süreçlerdir. Hak kaybına uğramamak adına, sürecin uzman bir avukat desteğiyle yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.

 
 
 

Comments


Hukuki danışmanlık ve destek için bizimle iletişime geçebilirsiniz

Bizimle İletişime Geçin

  • Grey LinkedIn Icon
bottom of page