MİRASTAN MEN ETME (MİRASÇILIKTAN ÇIKARMA
- Torun&Can Avukatlık
- Jan 7
- 3 min read
1.GİRİŞ
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 510. maddesi uyarınca mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla (vasiyetname) saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir (ıskat edebilir). Yargı kararlarında istikrar kazandığı üzere, mirastan men sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır:
Mirasçının, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi.
Mirasçının, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi.
Çocukların anne babalarına hiç bakmaması veya ilgilenmemesi durumu, yargı kararlarında TMK m. 510/2 kapsamındaki "aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi" başlığı altında değerlendirilmektedir.
2.ÇOCUKLARIN ANNE VE BABAYA BAKMAMASI DURUMU
Çocukların Anne ve Babaya Bakmaması Durumu "çocuklar anne babalarına hiç bakmıyorsa mirastan menedilebilir mi" sorusu, literatürde "aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi" başlığı altında incelenmektedir. Yargıtay içtihatları incelendiğinde, çocukların anne babalarına hiç bakmaması, arayıp sormaması ve hastalıklarında ilgilenmemesi durumunun, belirli koşullar altında geçerli bir mirastan çıkarma sebebi sayıldığı görülmektedir. Ancak bu durumun "önemli ölçüde" olması ve ispatlanması şarttır. Bu hususta alanında uzman bir avukattan yardım almanız yapacağınız işlemlerin sıhhati için çok önemlidir. İzmir Miras Avukatı Torun& Can Hukuk Bürosu olarak bizlerle iletişime geçerek Hukuki Danışmanlık alabilirsiniz.
Mirastan Çıkarma Sebebi Olarak Kabul Edilen Haller
Yargıtay kararlarında, bakım ve ilgi yükümlülüğünün ağır ihlali şu durumlarda mirastan men sebebi olarak onaylanmıştır:
Uzun Süreli İlgisizlik ve Aramama: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (2020/9758) ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (2023/402) kararlarında; mirasçının 30-32 yıl boyunca murisi arayıp sormaması, hastalandığında ziyaret etmemesi ve cenazesine katılmaması, aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ağır ihlali sayılarak ıskat geçerli bulunmuştur.
Hastalık ve Zor Zamanlarda Yalnız Bırakma: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (2024/4284) kararında, yetişkinlik döneminde dedesiyle görüşmeyen, hastalığında ve özel günlerde aramayan torunun mirastan çıkarılması hukuka uygun bulunmuştur.
Maddi ve Manevi Destek Eksikliği ile Birlikte Hakaret: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (2022/7255) kararında, ilgisizliğin yanı sıra küfür ve hakaret eylemlerinin bulunması, mirastan çıkarma koşullarının gerçekleştiğinin ispatı olarak kabul edilmiştir.
Aile Bağlarının Koparılması: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (2019/5571) kararında, bayramlarda dahi eve uğramama, "yatacak mezar yeri var mı" şeklinde söylemler ve nikahsız Yaşama gibi aile birliğini zedeleyen davranışlar, bakım yükümlülüğüne aykırılıkla birleştiğinde geçerli sebep sayılmıştır.
Mirastan Çıkarma Sebebi Olarak Kabul Edilmeyen Haller (Sınırlamalar)
Her "bakmama" veya "ilgisizlik" iddiası mirastan men sonucunu doğurmamaktadır. Yargıtay, bazı durumlarda ıskat işlemini geçersiz sayarak mirasçının saklı payını korumuştur:
Kusur ve Karşılıklılık İlkesi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2011/20735) kararında, baba-oğul arasındaki iletişimsizliğin iki taraflı olduğu, babanın sevgi göstermediği bir ortamda çocuğun iletişim kurmasının beklenemeyeceği belirtilerek, bu tür bir ilgisizliğin "önemli ölçüde ihlal" sayılmayacağına hükmedilmiştir.
Mirasbırakanın Kendi Davranışları: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (2015/11678) kararında, çocukların evlatlık vazifelerini yapmaya çalıştığı ancak mirasbırakanın görüşmeyi kabul etmediği durumlarda, çocukların kusurlu sayılamayacağı ve mirastan çıkarılamayacağı belirtilmiştir.
Salt Ahlak Kurallarına Aykırılık: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2013/22710) kararında, davranışın sadece ahlak kurallarına veya geleneklere aykırı olmasının yetmediği, eylemin hukuk düzeninde yaptırımı olan "hukuka aykırı" ve "önemli ölçüde" bir ihmal olması gerektiği vurgulanmıştır.
3-USUL VE İSPAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ
1. İşlemin Şekli
Mirasçılıktan çıkarma işlemi, yalnızca mirasbırakanın yapacağı ölüme bağlı bir tasarrufla (vasiyetname) gerçekleştirilebilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (2022/720 ve 2022/3872) kararlarında, mirasbırakan hayattayken mahkemeye başvurarak "oğlumu mirastan reddediyorum" şeklinde bir dava açamayacağı, bu tür davaların hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedildiği belirtilmiştir.
2. İspat Yükü
TMK m. 512 uyarınca, mirastan çıkarma sebebinin varlığını ispat yükü, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına aittir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (2017/13850) ve Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (2016/16571) kararlarında, vasiyetnamede "bana bakmadı" denilse bile, davalılar (diğer mirasçılar) bu durumu tanık veya diğer delillerle ispatlayamazsa, çıkarma işlemi geçersiz sayılır.
İspat edilemeyen durumlarda, vasiyetname tamamen iptal edilmez; ancak mirasçılıktan çıkarılan kişi saklı payını alır (Tenkis). Tasarruf, saklı pay dışında kalan kısım için geçerliliğini korur.
Karar metinlerinde yer alan ikincil nitelikteki bilgilere göre;
Muris Muvazaası ve Bakım: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi kararlarında (Örn: 2015/1211, 2015/17243), mirasbırakanın sağlığında bir çocuğuna mal devretmesi durumunda, o çocuğun ebeveynine "fevkinde (fazlasıyla) bakması" ve ilgilenmesi, satış işleminin gerçek olduğunu kanıtlayan bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Bu kararlar doğrudan mirastan men davası olmasa da, bakım yükümlülüğünün yerine getirilmesinin miras hukukundaki önemini ve mal paylaşımındaki etkisini dolaylı olarak göstermektedir.
Şiddet ve Ağır Suç: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (2025/307) kararında, bakmama iddiasının ötesinde, babayı darp etme gibi eylemlerin doğrudan "ağır suç" kapsamında kesin ıskat sebebi olduğu vurgulanmıştır.
SONUÇ
Yargı kararlarına göre; çocukların anne babalarına hiç bakmaması, TMK m. 510/2 kapsamında "aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi" olarak değerlendirilmekte ve geçerli bir mirastan men sebebi sayılabilmektedir. Ancak bu ıskatın hukuken geçerli olabilmesi için:
Sebebin vasiyetnamede açıkça belirtilmesi,
İlgisizliğin "önemli ölçüde" ve "kusurlu" olduğunun ispatlanması (İspat yükü diğer mirasçılardadır),
Mirasbırakanın kendi kusuruyla (görüşmeyi reddetme vb.) bu duruma sebebiyet vermemiş olması gerekmektedir.
İspat edilemeyen "bakmama" iddialarında, mirasçılıktan çıkarma işlemi saklı pay oranında geçersiz hale gelir ve mirasçı saklı payını alır.





Comments